Her otomobil sahibinin, araç bakımı hakkında bilmesi gereken bilgiler - Yıldırım Oto Elektrik
Her otomobil sahibinin, araç bakımı hakkında bilmesi gereken bilgiler
Her otomobil sahibinin, araç bakımı hakkında bilmesi gereken bilgiler

OTOMOBİL İLE İLGİLİ YAŞANABİLECEK OLASI PROBLEMLER VE ÇÖZÜMLERİ DERLENMİŞTİR. SOĞUTMA SUYUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ Radyatörün düzenli olarak temizlenmesi araç bakımının can alıcı bölümlerinden biridir. Aracınızın soğutma sistemi, motorun ürettiği fazla ısıdan aracınızı korur ve motorun doğru sıcaklık aralığında çalışmasını sağlar. Soğutma sistemini pas, tortu ve kirleticilerden korumak radyatörün ve motorun en iyi çalışma koşularında kalmasına yardım edecektir. Radyatörü her iki yılda bir temizlemelisiniz. İHTİYACINIZ OLANLAR • Antifriz (4-8 litre) • Damıtılmış Su (4-8 litre) Drenaj kabı ya da kovası • Püskürtme ağızlı bahçe hortumu • Bir çift çalışma eldiveni (tercihen su geçirmez) • Yumuşak kıllı naylon fırça • Bir kova dolusu sabunlu su • Koruyucu gözlük Sıcak radyatör kapağını asla açmayın! ADIM 1 - BAŞLAMADAN ÖNCE İlk olarak ve her şeyden önce motorun soğuk olduğundan emin olun. Isınmış bir motor, radyatörde yüksek basınç altında ve sıcak olan bir soğutma suyu demektir – ve radyatör kapağını açtığınızda muhtemelen fışkırma yapacaktır. ADIM 2 - RADYATÖRÜ TEMİZLEYİN Motor kapağını kaldırın ve kazara kapanmasını önlemek için güvenli bir şekilde açık kalmasını sağlayın. Naylon fırça ve sabunlu suyu kullanarak radyatör ızgarasında toplanan ölü böcekleri ve parçaları yavaşça fırçalayarak temizleyin. Fırçalamayı radyatör plakaları doğrultusunda yaptığınızdan emin olun. Metal narin olduğundan tersi yönde fırçalandığında kolaylıkla eğilebilir. Bu şekilde temizlendikten sonra, tüm parçaların yok edilmesi için ızgaranın üzerine hortumdan yavaş bir hızda çıkacak şekilde su püskürtün. Sadece iki yılda bir radyatörü temizlemeniz zorunlu olsa da, radyatör ızgarasının yaklaşık her 20.000 km.de bir temizlenmesi iyi olacaktır. ADIM 3 - BOŞALTMA KABINI YERLEŞTİRİN Soğutma suyunun doğru bir şekilde boşaltılması çok önemlidir. Soğutma suyu çok zehirlidir ancak çocuklara ve hayvanlara çekici gelecek derecede tatlı bir kokuya sahiptir. Sıvının boşaltılması sırasında araç başıboş bırakılmamalı ve boşaltılan su öylece yere akıtılmamalıdır. Kullanacağınız kabın mutfakta da kullanılmadığından emin olun- tek kullanımlık bir kap en idealidir. Kabı aracın altına kaydırın ve radyatörün tahliye valfini (çekvalf olarak da bilinir) ortalayacak şekilde yerleştirin. ADIM 4 - RADYATÖR KAPAĞINI KONTROL EDİN Radyatör kapağı, motoru soğuk tutması için radyatör içindeki soğutma suyunu kapalı ve basınç altında tutar. Soğutma suyunun basıncı motor tipine göre değişir ve basınç derecelendirmesi kapağın üzerinde gösterilmiştir. Radyatör kapağı; geniş ve düz metal üst taraf ile alt taraftaki daha küçük kauçuk conta arasında gerilmiş bir bobin yayı içerir. Yay ile kauçuk conta arasındaki gerginlik kapağın basıncı tutmasını sağlar. Yani bu ikisini sıkıştırmak kolaylaşmışsa kapak yıpranmış demektir ve değiştirilmelidir. Kapağı değiştirmenizi gerektiren bir diğer işaret kauçuk contanın paslanmış ya da kurumuş olmasıdır. Genelde kapak en az iki yılda bir değiştirilmelidir, böylece bu değiştirme işleminin radyatörü temizlerken sizin rutinlerinizden birisi olmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın; farklı basınç derecelendirmeleri için farklı kapaklar mevcuttur. Aracınızın özelliklerine uygun derecelendirme bilgisini not edin. ADIM 5 - KELEPÇE VE BORULARI KONTROL EDİN Bir sonraki adım radyatörün boru ve kelepçelerini kontrol etmektir. Biri radyatörün üstünde biri altında olmak üzere iki boru mevcuttur. Boruların değiştirilmesi için radyatördeki suyun boşaltılması gerekir. Bu nedenle motoru temizlemeden önce onları kontrol etmeniz iyi olacaktır. Bu yolla, eğer boruların çatlak ya da sızdırıyor olduğu ile ilgili işaretler bulursanız veya kelepçeleriniz paslanmışsa, radyatörü yeniden doldurmadan önce onları değiştirebilirsiniz. Boruların yumuşamış olması, değiştirilmeleri için önemli bir göstergedir. ADIM 6 - ESKİ SOĞUTMA SUYUNU BOŞALTIN Radyatörün tahliye valfinin (çekvalf), kolayca açılabilir olması için bir kolu olmalıdır. Çekvalfi çevirerek açın (soğutma suyu zehirli olduğundan çalışma eldivenlerinizi giyin) ve sıvının aracın altına yerleştirdiğiniz kaba akmasını sağlayın. Tüm suyu boşalttıktan sonra çekvalfi değiştirin ve eski soğutma suyunu yanınızda bulundurduğunuz kapanabilir başka bir kaba koyun. Sonra boşaltılan soğutma suyunu toplamak için kullandığınız kabı tekrar valfin altına koyun. ADIM 7 - RADYATÖRÜ TEMİZ SU İLE DURULAYIN Şimdi asıl durulamayı yapmak için hazırsınız! Bahçe hortumunuzu alın, püskürtme ağzını radyatörün doldurma ağzına koyun ve dolana kadar su ile doldurun. Valfi açın ve içerdeki suyu valfin altındaki kaba akıtın. Su temiz olarak akana kadar işlemi tekrarlayın ve durulama işleminde kullanılan tüm suyun, eski soğutma suyunda olduğu gibi, kapanabilir kaplara koyulduğundan emin olun. Bu noktada gerekirse yıpranmış boru ve kelepçeleri değiştirmelisiniz. ADIM 8 - SOĞUTMA SUYU EKLEYİN İdeal bir soğutma suyu karışımı %50 antifriz ve %50 sudan oluşur. Musluk suyunda yer alan ve suyun işini doğru olarak yapmamasını sağlayan mineraller soğutucu karışımının özelliğini bozabileceğinden, formülde damıtılmış su kullanılmalıdır. Çoğu radyatör yaklaşık iki galon sıvı tutabilir. Bu nedenle kullanacağınız sıvı miktarına karar vermeniz zor olmayacaktır. ADIM 9 - SOĞUTMA SİSTEMİNİN HAVASINI BOŞALTIN Son olarak soğutma sisteminde yerleşmiş olabilen hava boşluklarını almak gerekli olacaktır. Radyatör kapağı açıkken motoru çalıştırın (basınç oluşumunu engellemek için) ve yaklaşık 10 dakika çalışır durumda bırakın. Sonra kaloriferi sıcak konumuna getirerek açın. Bu, soğutma suyunun devir-daimini sağlayacak ve sıkışan havayı dağıtacaktır. Hava dışarı bırakıldıktan sonra biraz daha soğutma suyu ekleyin ancak dikkatli olun; radyatörden serbest bırakılan hava kabarcık şeklinde çıkabilir ve çok sıcak olabilir. Sonra kapağı takın ve taşan suyu bir bezle silin. KARBON TEMİZLEME (CARBON CLEAN) Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur? Karbon birikimi içten yanmalı benzinli ve dizel motorlarda bir HC bileşiği olan yakıtın yanma odasında hava ile yakılması sonucunda meydana gelen kurum adını verdiğimiz karbon depozitlerinin birikmesi ile zaman içinde supap yüzeylerinde, piston yüzeylerinde, yanma odası çeperlerinde ve segmanlar etrafında oluşur. Bu birikimler motorun hava emme kapasitesinde azalma meydana getirir. Hava emme kapasitesi azalan bir motorun volümetrik verimi düşer. Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemler Yaratır? • Silindir kompresyonlarının düşmesi • Motor gücünde azalma • Fazla yakıt tüketimi • Egzoz emisyonlarında artış • Bozuk rölanti • Hızlanma kabiliyetinde azalma • Soğuk havalarda zor çalışma • Motorun silkeleyerek çalışması Karbon Temizleme Nedir? Karbon temizleme içten yanmalı 4 zamanlı benzin ve dizel motorlarda yakıt besleme sistemleri ile supap yüzeyleri, piston yüzeyleri, yanma odası çeperlerini motordan herhangi bir parça sökmeden temizleyen bir sistemdir. Karbon Temizliğinin Yararları Nelerdir? • Çok kirli motorlarda %15 e kadar sağlanan yakıt tasarrufu, ortalama olarak %3-5 civarındadır. • Zararlı egzoz emisyonlarının azalması, benzin motorlarında %40 ın üzerinde, dizel motorlarda ise %75 e ulaşan değerlerde tespit edilmiştir. Partikül emisyonlarında azalma ortalama %30 un üzerindedir. • Motor performansı artar. Dizel motorlarda gücün genelde %10-bazı ölçümlerde %30-artması normal sonuçtur. Benzinli motorlarda temizleme işleminden önce görülen ilk çalıştırma zorluğu, tekleme, düşük devirde sert çalışma ve benzeri şikayetler ortadan kalkar. • Karbon temizleme işlemi düzenli olarak (her 25.000 km.de bir) yapıldığında motorun ömrü uzar. • Parça değiştirilmesine gerek kalmadan bu tür harcamalar önemli ölçüde azalır. • Bakım ve işçilik masrafları ve süresi azalır. Yakıt enjeksiyon sisteminin dizel motorlarda bakımı bir günü, hatta daha fazla zamanı alabilir. Tüm motorlarda Karbon temizleme işlemi en fazla bir saat sürer. Karbon Temizleme Niye Etkindir? Günümüz benzin ve dizel motorlarının kalbi yakıt püskürtme sistemidir. Enjektörler, yakıtı çok ince bir sprey halinde ve konik biçimde püskürtürler. Zamanla ısı, yakıt kirliliği ve kullanım sonucu sistem kirlenmektedir. Enjektörlerin yakıt püskürtme deliklerinin 0,5 mm veya daha küçük çapta olduğunu düşünürsek en ufak kirlenmede tıkanmaları doğaldır. Ayrıca dizel veya benzin motorlarında yanma hücrelerinin, pistonların, valf ve yuvalarının, kısaca yanma dolayısıyla zor şartlarda çalışan parçaların kirlenmeye açık olduğu unutulmamalıdır. "Karbon Temizleme" işlemi yakıt sistemini temizleyerek motoru yenilemekte, ayrıca yanma yüzeylerini yumuşak karbon birikimlerinden arındırmaktadır. FAR AMPULÜ NASIL DEĞİŞTİRİLİR? Ön ve arka farlarınızın ampulü aniden yanabilir. Bu durumda trafik güvenliği açısından büyük önem taşıyan lambaların yanmadığından trafik cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca uzun yolda ve gece yolculuk ediyorsanız, görüş açınız azalabilir. Bu sebeple trafikte zor durumda kalmamak için otomobilinizin bagajında mutlaka yedek bir ampul bulundurun. Bozuk ampulü değiştirmek sadece 3-5 dakikanızı alır. Bunun için bir yedek ampül ve bir tornavida gereklidir. Değiştirme işlemi sırasında; • Far ampulünün fişi çekilir. • Far ampulünün lastiği çıkarılır. • Yanan ampül çıkarılır. Aracınızda bulunan yedek ampülle değiştirilir. Ampulü taktıktan sonra yine sırasıyla lastik ve fiş takılır. TRİGER KAYIŞINA DİKKAT! Üreticilerin motor teknolojilerine yönelik yatırımları her geçen gün daha da artıyor. Daha küçük hacimli ünitelerden yüksek güç alınıyor, yakıt tüketimi değerleri azalıyor daha da önemlisi kullanım maliyetleri geriye çekiliyor. Peki gittikçe hassaslaşan bu ünitenin zayıf yönleri yok mu? İşte bu tartışmanın baş rolünü hiç kuşkusuz triger kayışı oynuyor. Motorun çalışması için emme ve egzoz supaplarının belirli zamanlarda açılıp kapanması gerekiyor. Bunu sağlayan parça da eksantrik (kam) mili. Ancak eksantrik milinin bu işi yapabilmesi için dönme hareketini gerçekleştirmesi şart. İşte bu noktada devreye triger kayışı ya da zinciri giriyor. Marş motorunun volan yoluyla krank milini çevirmeye başlamasıyla, eksantrik mili de bu iki parça arasındaki bağlantıyı sağlayan kayış ya da zincir sayesinde dönmeye başlıyor. Bu nedenle pek çok araç sahibi önem vermese de aslında bu kayış ya da zincir hayati bir sorumluluk üstleniyor. Otomobil üreticileri geçmiş yıllarda krank miliyle eksantrik mili arasındaki bağlantıyı zincirle sağlıyorlardı. Hatta bu parçanın sağlam olmasından ötürü hala pek çok üretici tarafından tercih ediliyor. Tek handikapsa zincirin sesli çalışması ve dönemsel olarak gerginliğinin ayarlanma gereksinimine ihtiyaç duyması. Triger kayışıysa hem ekonomik oluşu hem de sessiz motor yaratma peşindeki üreticilerin ihtiyaçlarına cevap vermesinden ötürü tercih ediliyor. Aslında triger kayışı çabuk aşınan veya kolay kopabilen bir parça değil. İçeriğinde cam elyafı bulunan lastik kayış çok ince olmasına rağmen yaklaşık 2 ton ağırlık taşıyabiliyor. Bu onun sağlamlığını vurgulamak açısından önemli. Ayrıca yağlama gerektirmemesi, hafif olması triger kayışının önemli avantajları. Ama bu avantajlarına karşın triger kayışının ufak bir kusuru bulunuyor. Hiç bir tıkırtı veya ses oluşturmadan ansızın kopabilmesi. Triger kayışı kopacağı ana kadar sorunsuzca görevini yere getiriyor. Fakat iflası kısa sürede gerçekleşiyor ve onarılması güç hazarlar yaratıyor. Triger kayışı da fren balatası veya lastikler gibi aşınan bir parça. Kayış döndüğü yuvayla sürekli sürtünme halinde olduğu için zaman içinde aşınıyor ve gevşeyebiliyor. Triger kayışının motora zarar vermesi için kopması değil tek bir dişli bile atlaması yeterli olabiliyor. Yeteri kadar gergin olmayan kayış, hiçbir işaret vermeden üç dört diş birden atlıyor. Bunun neticesinde silindir boşluğundan çıkması gereken supaplar orada kalıyor ve pistonlar supaplara çarparak eğilmelerine sebep oluyor. Sonuçsa motor kabininden gelen büyük bir patlama sesi ve yolda kalan bir otomobil... Sonuçta motor kullanılmaz hale gelebiliyor. Kullanılmaz hale gelen motor için tek çareyse rektifiye... Supap ve pistonların biri birlerine çarpmasının sebebi sadece triger kayışının kopması değil. Aynı zamanda triger kayışının gergi rulmanı da önemli bir parça. Bu rulman bozulduğunda, yani dağıldığında, triger kayışı boşa çıkıyor ve eksantrik mili görevini yapamıyor. Bunun için triger kayışı kontrol edilirken ya da değiştirilirken kesinlikle gergi rulmanı da kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmeli. Üreticiler gün geçtikçe triger kayışına yeni yeni görevler de ekliyorlar. Örneğin su pompası da triger kayışına bağlanıyor. Bu da triger kayışının daha uzun üretilmesini gerektiriyor. Triger kayışı daha uzun olunca daha çok parçaya temas ediyor. Bu da gevşeme ve aşınma süresini kısaltıyor. Teknolojideki büyük gelişmelere rağmen, günümüzde hala triger kayışının gerginliği ve aşınma durumunu belirten bir uyarı sistemi bulunmuyor. Sadece gözle yapılacak bazı kontroller belirgin problemleri hemen görmenizi ve tedbir almanızı sağlayabilir. Triger kayışı nasıl kontrol edilir? Triger kayışının üretici firmanın belirlediği ölçüde gergin olması gerekiyor. Ayrıca kayışın aşınmamış olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Kontrol için öncelikle kapağı çıkarmak gerekiyor. Bunun için motorun iki kez çalıştırılıp stop edilmesi şart. Eksantrik milineyse kesinlikle dokunulmamalı. Kontrol esnasında triger kayışının yanlarında ve sırtında yırtık olup olmadığına bakın. Ayrıca kayışın üstünde yağ olup olmadığını, dişlerde eksilme olup olmadığını mutlaka dikkat edin. SU KAÇAKLARI Silindir kapağında • Kapak saplamaları gevşektir. • Saplamaların paslı, kirli olması, kapağın sıkılmasına mani olmaktadır. • Kapak yüzünün düzgün olmaması, contanın iyi sıkılmamasına sebep olmaktadır. • Motorda suyun donması yahut aşırı ısınması kapağı çatlatmıştır. • Üstten supaplı motorlarda muhtemelen egzoz supabı yuvası çatlamış, su silindire ve kartere sızmaktadır. Silindir gövdesinde su kaçağı • Silindir blokunda saplama yüzleri kapağın sıkılmasına mani olacak şekilde arızalı veya kirlidir. • Blok yüzü contanın düzgün sıkışmasına mani olacak şekilde eğilmiştir. • Motorda suyun donmasından ve aşırı ısınmasından silindir bloku çatlamıştır. • L tipi motorlarda egzoz supap yuvası çatlamış olduğundan silindire ve kartere su sızmaktadır. • Silindir kapak cıvatası çok uzun olduğundun silindir bloku çatlamıştır. • Silindir su gömleği üzerindeki genleşme veya boru tapaları sızdırmaktadır. Silindir kapak contasındasın kaçağı • Conta kirlenmiş, yıpranmış yahut kırılmıştır. • Silindir kapak cıvatalarının gevşek olması sebebiyle kapak contası gevşektir. • Kapakla silindir bloku arasında contasının sıkılmasına mani bir sebep vardır. Su devridaim pompasında su kaçağı • Pompa gevşektir. • Kapak contası bozuktur. • Pompanın hortumlara olan irtibatı iyi değildir. • Pompa gövdesi eğilmiş, bağlantı üzeri kirlenmiştir, • Conta yıpranmıştır. • Pompa keçesi yanlış takılmıştır. • Pompa mili eğilmiştir. • Pompanın yatak burçları yahut milin yatak yerleri aşınmıştır. Radyatörde su kaçağı • Donma yahut paslanma radyatörün kaçırmasına sebep olmuştur. • Radyatör araca gerektiği şekilde bağlanmadığı için delinmiştir. • Vantilatör radyatöre vurmaktadır. • Boşaltma tapası veya musluk kaçırıyor. • Radyatör üst bölmesindeki yön verme plakası çok eğilmiş olduğundan suyu taşırma borusundan dışarı akıtmaktadır. Hortumlarda su kaçağı • Hortum kelepçeleri gevşektir. • Hortumlar yerlerine iyi geçirilmemiştir. • Hortum boydan boya çürümüştür. KOPAN VANTİLATÖR KAYIŞININ DEĞİŞTİRİLMESİ Vantilatör kayışı 10 bin kilometrede bir kontrol edilmesi gereken parçalar arasında yer alır. Otomobilinizle giderken hararet aniden yükselirse ve şarj lambası yanarsa, bu vantilatör kayışının koptuğu anlamına gelir. Bu nedenle kayışın üzerinde çatlak görürseniz kopmasını beklemeden mutlaka değiştirmelisiniz. Otomobilinizde mutlaka bir yedek vantilatör kayışı bulundurmanız, uzun yolculuklara çıkarken sizin menfaatinizedir. Vantilatör kayışınız koptuğunda, bir anahtar ve tornavida yardımıyla kendiniz takabilir ve yola devam edebilirsiniz. Vantilatör kayışı ne işe yarar? Vantilatör kayışı, motor krank mili kasnağından aldığı hareketi, su pompası, alternatör ve kompresör gibi sistemlere ileterek, bu sistemlerin çalışmasını sağlar. Düzenli bir iletişimi sağlamak için kayış gerginliğinin iyi olması gerekir. Kayış gerginliği 1.5 cm esneyecek şekilde ayarlanmalıdır. Esnek olursa ne olur? Kayış fazla esnek olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçalar motor devrine göre daha yavaş dönecekleri için yetersiz kalırlar. Bunun sonucunda motor hararet yapar ve şarj sistemi çalışmaz. Gergin olursa ne olur? Kayış fazla gergin olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçaların yatak burçlarında aşınmalar meydana gelir. Vantilatör kayışı nasıl değiştirilir? Vantilatör kayışını değiştirmek için yeni vantilatör kayışı, vidayı gevşetmek üzere gerekli anahtar ve bir tornavida yeterlidir. Kayışı değiştirmeden önce, eğer otomobilinizin motoru sıcak ise bir süre soğumasını bekleyin. Motor yeterince soğuduktan sonra yeni vantilatör kayışını otomobilinizin markasına göre alternatör (şarj dinamosu) üzerinde bulunan cıvataları gevşetmek üzere gereken anahtarı ve tornavidayı alarak işe başlayabilirsiniz. İlk önce cıvataları gevşetin İlk yapmanız gereken alternatör gerdirme cıvatalarını anahtarla gevşetmek. Vidanın bulunduğu yer kızaklı olduğundan bir tornavida yardımıyla alternatörü yerinden oynatabilirsiniz. Bu hareket sonucu alternatör yerinden oynar ve kolaylıkla vantilatör kayışını takabilirsiniz. Vantilatör kayışını elinizle kasnaklara yerleştirdikten sonra tornavida yardımıyla tamamen oturtabilirsiniz. Gerginliğini iyi kontrol edin Bu işlemden sonra alternatörü eski konumuna getirip, kayışın gerginliğini kontrol edip, alternatör tespit cıvatasını sıktığınızda vantilatör kayışı takma işlemi tamamlanmış oluyor. Böylece yolda kalmaktan kurtulmuş olursunuz. Daha sonra bir servise uğrayıp vantilatör kayışının ideal biçimde takılıp takılmadığını kontrol ettirin. YAĞ VE YAĞLAMA SİSTEMİ ARIZALARI Taşıtlarda kendinden beklenen bazı görevleri yerine getirmesi için yağlar kullanılır. Motorların yağ haznesine konurlar buradan bir pompa yardımı ile krank ve piston kolu yatakları, kam mili ve tertibatına, eğer varsa kompresör ve türbin mili yataklarına gönderilir. Pompalandıkları yerde yerlerde yağlama görevini tamamladıktan sonra kartere geri dönerler. Otomotiv sektörünün taleplerini karşılamak için belli miktarda katıklar içerebilir. Başlıca yağ ve yağlama sistemi arızaları şu şekildedir: Yağ Basınç kontrol süpabı yağ kaçırıyor: • Basınç kontrol supabının basınç ayarı düşüktür. (Yağ pompası üzerinde). • Basınç kontrol supabının yayı zayıflamış yahut kırılmıştır. • Supap yuvası aşınmış yahut eğilmiştir. • Plancır tip supabın yüzleri aşınmıştır. • Plancır tip supap açık olarak sıkışmıştır. • Bilya tip supap bozulmuştur. • Pompanın tahliye borusu yahut kanalında kaçak vardır. Motorda Yağ Kaçağı 1- Yağ karterinde boşalma tapası gevşek yahut tapa contası bozuktur. 2- Yağ karterinde çatlak yahut delik vardır. 3- Karter contası şu sebeplerden kaçırmaktadır: • Vidalar gevşektir. • Conta bozulmuştur. • Conta yerine iyi oturmamıştır. • Karterin flanş kısmı eğilmiştir. 4- Eksantrik mili dişlileri kapak contası aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır: • Cıvatalar gevşektir. • Conta bozulmuştur. • Conta yerine iyi oturmamıştır. • Kapağın flanş kısmı eğilmiştir. • Kapağın bağlandığı motor kısmı kaçırmaktadır. 5- Anamil ön keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır: • Yağ keçesi yıpranmıştır. • Keçe yanlış takılmıştır. • Anamil muylusu ve pule yatak kısımları oyulmuştur. • Pule veya damper gevşemiştir. • Keçe yahut kapak merkezden kaçmıştır. • Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır. 6- Arka anamil keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır: • Keçe yıpranmıştır. • Kullanılan keçe yerine uygun tipte değildir. • Arka yatak aşıntısı büyümüştür. • Anamil muylusunda oyuklar meydana gelmiştir. 7- Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır. 8- Eksantrik milin arka kısmındaki tapa yeteri kadar sıkı olmadığından, yerine iyi yerleştirilmediğinden, yuvasının bozulmuş veya eksantrik mil boyuna boşluğunun çoğalmasından yağ kaçırmaktadır. 9- Yağ donanımı dış bağlantılarının herhangi biri kaçırmaktadır. 10- Yağ filtresi kaçırmaktadır. 11- Distribütör yuvası kaçırmaktadır. 12- Supap kapağı; bağlantı cıvatalarının gevşek olmasından, contasının bozuk veya yerine iyi takılmamış olmasından veya kenarlarının eğilmiş olmasından yağ kaçırmaktadır. (L tipi motorlarda). 13-Külbütör kapağı cıvatalarının gevşek oluşundan, contanın kopuk oluşundan yahut contanım yerine iyi oturmamasından veya kapak ağzının eğilmiş olmasından kaçırmaktadır. 14- Yağ pompası dışarıda olan pompalarda pompa bağlantı cıvataları gevşemiş yahut contası bozulmuştur. 15- Karter havalandırma tertibatının bozulması yahut borusunun tıkanması karterde basıncın yükselmesine sebep olduğu için yağ kaçağı olmaktadır. 16- Yağ basınç kontrol supabı motorun dış tarafına yerleştirilmişse cıvataları gevşektir, yahut contası bozuktur. Fazla Yağ Sarfiyatı • Dışta yağ kaçağı vardır. • Piston segmanları aşınmış olduğundan yağ kaçırmaktadır. • Motor çalışırken egzoz borusundan mavi duman çıkıyorsa bu, umumiyetle Segmanların yağ kaçırdığına işarettir. Bazen sekmanlar yuvalarına mumlaşma sebebiyle sıkışabilir. Böyle hallerde depoya uygun solvent (eritici) koymak suretiyle sekmanlar motor açılmadan serbest hale getirilebilir. • Piston ve silindirler aşınmıştır. • Silindir gövdesi kapak cıvatalarının sıkılmasıyla çarpılmıştır. • Emme supabının kayıtları ve supap sapları arasındaki boşluk, silindire yağ kaçıracak kadar büyümüştür. • Vakum pompası diyaframı delinmiş olduğundan, karterden emme manifolduna yağ emilmektedir. • Ana ve biyel yataklarının fazla aşınmış olması, fazla miktarda yağın silindir duvarlarına sıçramasına sebep olmaktadır. • Yağ basınç kontrol supabının arızalı veya tıkanmış oluşu sebebiyle yağlama yağının basıncı çok yükselmiştir. • Piston pimleri basınçlı olarak yağlanıyorsa pimin gevşek olması silindire yağ geçişini çoğaltmaktadır. • Motorda çok ince yağ kullanılmıştır. Yahut soğukta uygun kalınlıkta olan yağın kalitesi iyi olmadığı için, motor ısındığı zaman çok incelmektedir. Bu sebeple motorun yağ sarfiyatı yükselir. Düşük Yağ Basıncı • Basınç göstergesi yanlış göstermektedir. • Basınç göstergesine gelen borunun deliği daralmıştır. (Motorda). • Yağ sulanmıştır. Yahut istenilenden ince yağ kullanılmaktadır. • Pompada yağ basınç kontrol supabının basınç ayarı çok düşüktür. • Basınç kontrol supabının yayı zayıftır. • Yağ pompasının elemanları aşınmıştır. • Yağ pompasının eleman yuvası ve kapağı aşınmıştır. • Yağ pompasının gövdesi yahut kapağı gevşektir. • Yağ pompasının contası bozulmuş, yanlış takılmış, yahut çok incedir. • Pompa emme borusunda hava kaçağı vardır. (Karterde yağ seviyesi düşüktür). • Yağ pompası yüzücü süzgeçte hava kaçağı vardır. • Pompa emme borusu veya süzgeci suyla, mumlaşmayla ve donma sebebiyle, tıkanmıştır. • Yağ boşaltma borusunda kaçak vardır. Yüksek yağ basıncı • Basınç göstergesi arızalıdır. • Kullanılan yağ çok kirlidir. • Basınç kontrol supabının basınç ayarı yüksektir. • Basınç kontrol supabının yayı çok serttir. • Plancır tip tahliye supabının kanalı tıkalıdır. • Plancır tip tahliye supabında mumlaşma yüzünden, yahut plancırın yerine sıkışık durumda olmasından tutukluk vardır. • Pompanın yağ basma kanalında tıkanıklık vardır. HAVA FİLTRESİ NEDİR? BAKIMI NASIL YAPILIR? Performans filtrenin normal filtreden farkı nedir? Normal filtreler kağıt, performans filtreler ise pamuk veya sünger bazlıdır. Pamuktan yapılan filtrelerin özel bir yağ sayesinde uzun ömürlü olmaları ve hava geçirgenliği, tozu filtre etme kapasiteleri arttırılmıştır. Böylelikle yakıtın daha fazla temiz hava ile karışımının sağlanarak, (motorun daha rahat hava almasıyla) motor gücünü artırması ve benzin tasarrufunu ortaya çıkarmasını tek bir yerden değil her açıdan motora taze hava girmesini sağlayarak (açık filtre için) mümkün kılmıştır. Kağıt bazlı standart filtre ise daha az hava geçirir. Gözenekleri çabuk dolar. Kısa sürede tıkanınca performansın düşmesine, fazla benzin sarfiyatına neden olur. Sıkça yenilenmesi gerekir. Bir performans filtrenin, standart filtreye oranla daha fazla hava akışı sağlayabildiği görülür. Günümüzde motorlar elektronik işletim sistemleriyle donatılmış durumda. Yani en basit sekliyle motorun belirli devirlerde belirli zaman aralıklarında alacağı ve dışarı atacağı hava miktarı bu chip teknolojisiyle sağlanıyor. Direkt filtre uygulamasında bu sistem motora fazla hava girişini desteklemezse, otomobilin yapılan uygulamaya duyarsız kalabileceği gibi arıza yapması riski akla geliyor. Aslında bu tip filtreleri uygulayacağınız arabaya göre üretilmiş olanını alıyorsunuz ama yine de riski göze almamak ve arabanızın motor + performansına yapacağınız her türlü değişiklik için yetkili servise veya bu işleri gerçekten bilen ve uygulayan bir firmaya başvurmak yerinde olacaktır. Bazı Ayrıntılar; Bir araca direkt performans hava filtresi takılınca az da olsa benzin sarfiyatı azalıyor ve yine az da olsa performansta artışı hissedilebiliyor. Ama her şeyden önce çıkardığı ses tabii ki çok güzel. Sanki bir GSi-GTi tipi otomobil kullanıyormuş hissi veriyor. Zaten olay seste bitiyor. Yani bu filtre motorun rahat hava almasını sağlayarak motoru rahatlatıyor ama gücü max.%5 etkiliyor ( en çok 3 veya 4 hp). Bu da 0-100 ivmelenmeye bir katkı sağlamaz. Bu bağlamda performans filtre sihirbaz değil. Ancak benzin tasarrufu konusunda çok işe yarıyor. Sesi taban gaz yapınca alıyorsunuz. Bu durumda sesi duymamaya çalışarak (yani taban gaz yapmadan) benzin tasarrufunuza ve sürüş güvenliğinize müthiş katkıda bulunmanızı sağlıyor.Bu ses bir tür uyarıcı niteliği taşıyor. Yan koltuğunuzda oturan bir kişinin sizi uyarması gibi bir şey. Filtre, motor kaputunun altındaki sıcak havayı emerse performansı düşürür. Alttan sıcaklığa dayanıklı akordeon baca havalandırma borusuyla serin ve taze hava girişini sağlayıp bu sorunu çözebilirsiniz. Böylece karşıdan gelen hava direkt filtre ile buluşur. (Filtrenin çıkaracağı sesi azaltmaması için, borunun ağzının filtreye çok yaklaşmaması gerekli) Dezavantajı ise ortamdaki tozu havayla birlikte getirmesi ve arabanın yol tutuşunu (yüksek hızlarda kaputun altına fazla hava sokarak) bozabilmesi. Açık hava filtresine alternatif olarak arabanın orijinalinde kullanılan normal filtre ile aynı boyutlardaki kutu içi performans hava filtresi kullanılabilir. Bu da benzin tasarrufu ve performans sağlar. Daha uzun ömürlüdür. Fakat sesi unutun. Sıcak havayı emen bir açık filtre ile mukayese edersek tabii ki kutu içi performans filtre (hatta standart filtre bile) daha iyidir. Sözün özü: Şimdi mevsim yaz. Ses isteyene açık filtre, performans isteyene kutu içi performans filtre. Kutu içi filtre performansta her zaman bir adım önde. 20 dakika otomobili kullanıp bir kenara çekin, kaputu açın. Kaput altında ne kadar sıcak bir havanın bulunduğunu hissedeceksiniz. Filtre, sıcak havayı emerse performansı düşürür demiştik. Bizce en iyisi yine kutu içine dönmek. Kutu içi performans hava filtresi sessiz olacak ancak, daha iyi performans verecek ve daha uzun ömürlü olacaktır.İkide birde temizlik de gerektirmeyecektir. Sonuç olarak performans filtre, sıkça hava filtresi değiştirme maliyetinden kurtaran ve çok güzel ses veren max. +%5 hp lik basit bir modifikasyon için iyi bir çözüm. Filtrenin suyla temasından kaçınmak (ancak marka ve modele göre sudan etkilenmeyen de var, etkilenen de var) ve temizlik için basınçlı hava uygulamamaya dikkat edilmesi gerekiyor. Filtrenin temizliğini satılan temizlik kitlerinden alıp yapabilirsiniz. Bu arada açık filtre çabuk kirleniyor. Kutu içi ya da açık filtrenin temizliği birbirinin aynı. Temizlik kitinden 2 parça çıkıyor. Birisi temizleyici; deterjan görevi gören sıvı sprey, öteki yağ (sprey veya damlatma tipinde). Performans Hava Filtrelerinin Temizlik Safhaları • Filtrenizi Temizleyici Spreyle iyice ıslatın. Pisliğin aktığını göreceksiniz (5 dakika içinde) • 15 dakika bekleyin, sonra soğuk su ile durulayın. (Sakın sıcak su kullanmayın.) Durulama işlemini yaparken, suyu temiz yüzeyden kirli yüzeye doğru kullanın. Yani koni şeklindeki filtreye suyu içeriden dışarıya doğru verin. Musluk altında yapın, daha kolay oluyor ama suyun kireçli (klorlu) olmamasına ve basınçlı akmamasına dikkat edin. • Doğal kurumaya bırakın. Bırakın oda sıcaklığında kendi başına kurusun. Fön makinası kalorifer-soba gibi ısı kaynakları kullanmayın yoksa filtreye veda edersiniz. • İyice kuruduktan sonra ki bu yaz mevsiminde 1 gece sürer, yağlama spreyi ile filtrenin her tarafı yağ rengini (K&N=mat-kırmızı, GREEN=yeşil) alana kadar yağlayın. Hepsi bu kadar basit. Veya ben uğraşamam diyorsanız satın aldığınız yerde muhtemelen ücret karşılığı bu hizmet veriliyordur. Hava filtresini zamanında değiştirin! Hava filtresinin görevi, her türlü hava şartında motoru sıkıştırmadan gerekli olan havayı iletmek ve nefes aldırmaktır. Hava filtresinin aracın fazla yakıt tüketmesinde direkt etkisi vardır. Tıkanmış bir hava filtresi aracın maksimum beygir gücüne ulaşmasını engellediği gibi aracın fazla yakıt tüketmesine de neden olur. Motorda güç kaybına neden olur Motorda basit bir yedek parçaymış gibi görünen hava filtresi kirlendiğinde, motora kirli hava girmesine neden olur. Motora kirli hava girdiği için oksijen miktarı yetersiz kalır ve silindirlerin içindeki yanma kalitesi de azalır. Yakıtın tamamını yakacak düzeyde oksijen olmadığından silindirlerin içindeki ateşleme sonucunda oluşan patlama ve yanma yetersiz kalır. Bu da motor motorun maksimum torka ulaşmasını engeller ve motorda güç kaybına neden olur. Yakıtınız israf olur Otomobilinizin hava filtresi kirlenmişse, ne kadar gaza yüklenirseniz yüklenin, motora yeteri kadar oksijen girmediğinden, yakıtın çoğu yanmadan egzoztan çıkar. Yani bir anlamda yakıtınızı sokağa dökmüş olursunuz. Motorun ömrü azalır Sürekli kalitesiz hava filtresi kullanmak da motorun ömrünü azaltır. Motorun ideal çalışması için iyi bir hava filtresi aracılığıyla motorlardaki silindirlere kaliteli hava girmesi, kaliteli yakıt kullanılması ve hava-yakıt karışımının iyi olması gereklidir. Hava filtresi ne zaman değiştirilir? Hava filtresi normal koşullarda 10 bin kilometrede bir yapılan periyodik bakımlarda değiştirilir. Ancak tozun, toprağın bol olduğu Türkiye`de 5 bin km`de bir hava filtresini değiştirmek gerekir. REZİSTANS ARIZASI Kış aylarında sürücüler, arka camda oluşan buğu yüzünden sık sık görüş problemiyle karşılaşırlar. Buğuyu yok etmenin tek yolu rezistansı çalıştırmaktır. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı kopan ince rezistans telleri, sürücülerin başını ağrıtır. Oysa bu tellerin tamiri, piyasada satılan gümüş sırlı boyalarla birkaç dakika içinde yapılabiliyor. Buğu yapar Her ne kadar yaz aylarında varlığını unutacak bile olsanız, arka cam rezistansı arızalandığında tamiratını siz yapabilirsiniz. Çok ince ve hassas bir yapıya sahip olan rezistans telleri, ya otomobilin camı silinirken ya da otomobil stationwagon ise yükleme sırasında kopar. Isınarak arka camdaki buğuyu yok eden birbirine paralel bağlı bu ince ve hassas yapılı rezistans telleri koptuklarında kendilerini buğu yaparak belli eder. Sağlam olanlar ise görevlerini sürdürmeye devam eder. Tamiri 5 dakika Çoğu kullanıcı, kopan rezistans telini tamir ettirmeye üşenir. Basit bir tel için servise gitmek zahmetli bir iş gibi görünür. Ancak teller kopmaya devam edince arka cam tamamıyla buğu yapar ve asıl sorunlar da o zaman başlar. Servise gitmek için bütün tellerin kopmasını beklemek yanlış olur. Gümüş sırlı iletken boyalar sayesinde, otomobilinizin rezistansını 5 dakikada tamir edebilirsiniz. Üstelik tek başınıza. Rezistans nasıl onarılır? • Tamir için ilk olarak, tellerden hangisinin kopuk olduğunu tespit etmek gerekir. Bunu anlamak için, rezistans çalıştırılır. Çalışan tellerin üzerindeki buğu çözülürken, kopuk tellerin olduğu bölgede buğu kalacaktır. Buğunun kaldığı bölgede telin üzerindeki kopuk kolaylıkla bulunabilir. • Gümüş sırlı iletken boyayı kopuk telin üzerine sürmeden önce yüzeyi temizlemek gerekir. Bunun için yüzeyi nemli bir bezle ve diğer tellere zarar vermemek için fazla bastırmadan silmelisiniz. • Temizlenen zemin kuruduktan sonra, gümüş sırlı iletken boyanın dışarı taşmaması için kutunun içinde bulunan ve ortasında rezistans telinin kalınlığı kadar boşluk olan özel karton, zemin üzerine konulur. Daha sonra, gümüş sırlı iletken boya o boşluğa sürülerek, kopuk iki telin ucu birleştirilir. Eğer kutunun içerisinden, özel delikli karton çıkmamışsa, kopuk kısmın her iki tarafı da bantlanarak boyanın dışarı taşması önlenebilir. • Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, gümüş sırlı boyaların kullanılmadan önce iyice çalkalanması gerektiği. Boya uygulandıktan sonra, kuruması için 5-6 saat beklemek yeterli. Bu süre zarfında rezistansın çalıştırılmaması gerekir. Ancak bu kadar beklemek istemiyorsanız, bir saç kurutma makinesini boyanın üzerine tutarak daha çabuk kurumasını sağlayabilirsiniz. Dikkat Gümüş sırlı boya, sadece arka cam rezistansındaki kopuklukları giderebiliyor. Rezistansın ana bağlantı yerlerindeki hasarlarda ve ön camla yan dikiz aynalarındaki ısıtıcılı camlarda bulunan rezistans arızalarında kullanılmaz. YAKIT DONANIMI VE ARIZA ARAMA Yakıt sisteminin görevi yeterli bir hava ve yakıt karışımını motora sağlamaktır. Hava-yakıt karışımı motorun üzerindeki yükü karşılamak için belli bir oranda olmalıdır. Sistemin ana parçaları: yakıt deposu, yakıt kapağı, emisyon kontrolleri, yakıt borusu, yakıt filtresi, karbüratör , emme manifoldu ve depodaki yakıt miktarını gösteren yakıt göstergesi. Motor Yakıtı Motor yakıtı hidrojen ve karbondan yapılmıştır. Karışım mevcut oksijenle yanıp içindeki ısı enerjisini mekanik enerjiye çevirmektedir. Sıvı yakıtlar içten yanmalı motorlar için idealdir çünkü ekonomik olarak üretildikleri gibi yüksek ısı değerlerine sahiptirler kolayca nakledilip saklanabilirler. En yaygın örnekleri benzin , gazyağı ve dizel yakıtıdır. Benzinin bir çok avantajları vardır ve buji ateşlemeli içten yanmalı motorlarda en yaygın kullanılan yakıttır. Dizel yakıt benzinden sonra ikinci sıradadır. Benzin kadar ucuza maledilmesine rağmen kullanımı dizel motorlarla sınırlıdır. Oktan Nedir? Benzinin patlamaya karşı olan direncine oktan denir. Asfalt tabanlı ham petrolden üretilen benzin parafin tabanlılardan daha az vuruntu yapar. Bütün benzinler bu iki türün karışımından elde edilir. Eğer karışımları kontrol edilmezse kaliteleri değişir. Oktan dereceleri 50-110 arasında değişir. 50 derece üçüncü sınıf yakıtlarda 110 ise uçak yakıtlarındaki değerdir. Aldığınız benzin 50 oktan ise yandıkça patlayacak ve pistonlara çekiçle vuruyormuşçasına bir sarsıntı ile kuvvet uygulanacaktır. İdeal kuvvet pistonları eşit ve düzenli bir şekilde iten kuvvettir. Benzinin oktan derecesi yakıt olmayan kimyasallarla arttırılabilir. Bu iş için en iyi kimyasal yakıta eklenen tetra-etil kurşun karışımıdır. Tetra-etil kurşun benzine tümüyle karışıp tamamıyla buharlaşan bir sıvıdır. Etilen dibromid tetra-etil kurşunun bujilerde ve supaplarda kurşun oksit birikintiler oluşturmasını engeller. Son zamanlarda ise kurşunlu benzinler gittikçe yerini kurşunsuz benzine bırakmış ve yeni üretilen tüm araçlarda katalitik konverter standart ekipman haline gelmiştir. Yakıt Deposu Bütün modern yakıt sistemleri yakıtı bir pompa ile beslerler. Böylece benzin deposu genelde aracın arkasında bulunmaktadır. Deponun giriş ve çıkış boruları vardır. Çıkış borusu genelde deponun üzerinde veya yan tarafında bulunur. Borunun ucu deponun alt yüzeyinden 1 cm kadar yukarıda tasarlanmıştır, böylece depoda oluşabilecek veya satın alınan benzindeki tortular direk karbüratöre gönderilmemiş olur. Yakıt Filtresi Karbüratör ve enjeksiyon sistemlerinde birçok jetler ve küçük kanallar bulunduğu için temiz yakıt aracınız için çok önemlidir. Temizliğin garantilenmesi için yakıt hattı üzerine yakıt filtresi konulmuştur. Yakıt filtresi benzin deposu ile karbüratör arasında bulunmalıdır. Kirli parçalar akaryakıt tankerlerinde, benzin istasyonu tanklarında oluşan pastan kaynaklanır. Su ise yakıt tanklarında yoğunlaşan buhardan oluşur. Yakıt Pompası Yakıt pompasının üç görevi vardır: motora çalışması için gerekli olan yakıtı sağlamak, yakıtın kaynamasını engellemek için karbüratör ve pompa arasında yeterli basınç sağlamak, ve buhar kilitlemesini engellemek. Aşırı basınç karbüratör şamandıra iğnesini yerinden çıkarıp taşma kısmında çok benzin dolmasına sebep olur. Sonucunda ise aracınız çok yakıt tüketir. Yakıt pompaları mekanik ve elektronik olmak üzere iki türlüdür. Hava Filtresi Hava filtreleri içeri alınan havadaki toz ve diğer zerreciklerin karbüratörün içine girmesini engeller. Binlerce metreküp havanın silindirlerden geçtiğini düşünürseniz aracınızın hava filtresinin önemini anlarsınız. Yakıt Boruları Yakıt boruları bütün yakıt sisteminin parçalarını birleştiren çelik veya bakırdan imal edilmiştir. Yakıt boruları, egzoz boruları, susturucular ve manifolddan uzak olmalıdır, bu şekilde aşırı sıcaktan dolayı boğulmanın önüne geçilmiş olur. Motora, gövdeye, titreşimin az olduğu başka kısımlara iliştirilebilirler, böylece keskin kenarların sebep olacağı aşınmanın önüne geçilmiş olur. Arıza Arama Sökülen bujide ıslaklık görülmediyse yakıt donanımı kontrol edilmelidir. Yakıt donanımının çabuk kontrolünü yapabilmek için karbüratör hava filtresi sökülerek karbüratörün üstünden içine bakılır. Bu anda gaz pedalına basılır. Basılma anında karbüratör içindeki fıskiyelerden benzin fışkırıp fışkırmadığına dikkat edilir. Benzin fışkırıyorsa kapış pompası çalışıyor ve karbüratörde benzin var demektir. Bundan sonra jikle kelebeğinin durumu kontrol edilir. Motor soğukken jiklenin kapalı olması lazımdır. Değilse motoru çalıştırmak için elle karbüratörün ağzı kapatılabilir ve kontak açık olduğu halde marşa basılır. Ancak motor çalışır çalışmaz karbüratörün ağzını kısmen açmalıdır. Aksi halde aşırı zengin karışımdan motor boğulur ve durur. Gaza basıldığında karbüratörde benzin görülmüyorsa, yakıt pompasından karbüratöre giden borunun ucu sökülür ve marşa basılır. Motor dönerken pompanın tazyikle benzini fışkırtması gerekir. Bu hal görülürse borunun karbüratör bağlantısı sökülür, boruya ve karbüratör benzin giriş deliğine hava tutulur. Pompa yakıt püskürtmüyorsa, pompanın giriş borusu sökülür. Ve boru ucundan üflenerek depoda kaynama sesi gelip gelmediği dinlenir. Ses geliyorsa boru açık, pompa arızalıdır. Pompa filtresi sökülür, içindeki pislikler ve süzgeçler temizlenir, mümkünse yenileriyle değiştirilir. Depodan gelen boru pompaya bağlıyken tekrar marşa basılır. Yakıt gelmiyorsa pompa yenisiyle değiştirilir. Varsa yeni diyafram takılır. KLİMA ARIZASI VE BAKIMI Klimanız soğutmuyorsa, gazı bitmiş olabilir. Gazın bitme nedeni ise, gaz borularındaki bir çatlaktan gaz kaçağı olmasıdır. Bu gibi durumlarda, gaz kaçağının tespit edilmesi, daha sonra da gazın tamamlanması gerekir. Klima radyatöründe arıza olması, radyatör pervanelerinden birinin arızalanması da klimanın düzgün çalışmasını engeller. Radyatör üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar da klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlemek gerekir. Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğinin ayda bir kez serviste kontrol edilmesi gerekir. Yetkili servislerde, tahrik kayışının gerginliğini kontrol etmek için aşağı doğru bastırılıyor. Kayış normalden fazla gevşekse, klima yeterince soğutmaz. Arıza nasıl tespit edilir? Klimanız arızalıysa veya yeterince soğutmuyorsa mutlaka bir servise ya da klima tamirhanesine gitmelisiniz. Serviste klima arızası şöyle kontrol ediliyor: • Klima gaz borularında gaz kaçağı olup olmadığı kontrol ediliyor. Gaz kaçağı varsa, kaynağı tespit edilir. • Gaz kaçağı yoksa, klima radyatörünün üzerinde pisliklere ve radyatörün korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına bakılır. • Radyatörde sorun yoksa, radyatör pervaneleri kontrol edilir. Gaz kaçağı veya diğer arızalar tamir edildikten sonra, özel bir cihazla klimanın gazı tamamlanıyor. Böylece otomobilinizdeki sorunsuz klimanızla bunaltıcı sıcaklarda serin serin seyahat edebileceksiniz. Klimayı çalıştırırken nelere dikkat etmeli? • Otomobilin motoru çalıştırılmadan ve motor ısıtılmadan kesinlikle klima açılmamalı. • Isınmış havanın hızla dışarı çıkabilmesi için camlar kısa bir süre açık tutulmalı. • Klima çalıştığı zaman kalorifer düğmesi soğuk konumunda olmalı. • Motor çalıştıktan sonra klima önce düşük devirde, istenilirse daha sonra yüksek devirde çalıştırılmalı. • Klima açıldığında havanın sürücü ve yolculara direkt gitmemesine dikkat edilmeli. Üflemeler tabana ve camlara verilmeli. İdeal klima bakımı nasıl olur? • Klimanın verimli çalışmasını sağlamak için belirli periyotlarla kontrol ettirilmeli. • En az 6 ayda bir soğutma gazı kontrol edilmeli. • Klimada arıza olduğunda yetkili olmayan kişi ve kuruluşlara kontrol ettirilmemeli. Yetkili servislere götürülmeli. • Klimada hangi gaz kullanılıyorsa, gaz yenilendiğinde de aynı gazı kullanılmalı. Sistem elemanlarıyla uyumlu olmayan gazlar kullanılmamalı. • Kış olsa bile klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalı. KAVRAMA ARIZASI VE BAKIMI • Kavrama Kaçırıyor Kayma ve kaçırma sonucu oluşan büyük sürtünme kuvvetleri aşırı ısınmalara yol açar. Aşırı ısınma aşınmayı hızlandırır; balatanın yanmasına sebep olur. Volanın ve baskı plakasının yüzeyleri çabuk aşınır, çizilir, çatlar, yüzeylerde derin çukurluklar oluşabilir. Baskı plakasında meydana gelen ısı yayların gerilimlerini zayıflatarak bozulmalarına yol açar. PASLANMA VE ÇÜRÜMEYE KARŞI OTOMOBİLİNİZİN BAKIMI Atmosferden gelen atıklar, çamur, tuz vb durumlarda aracınızda oluşan pas araçlara zarar veren en önemli unsurlardan biridir. Araçların dış yüzeyleri boya ile bir nebze korunsada açık olarak duran metaller paslanma riski ile karşı karşıyadır. Kaput, bagaj, kapı içleri, yürüyen aksam gibi yerlerde karşınıza çıkabilecek paslanma sorunu rutubet, toz, toprak gibi etkenlerle baş göstermektedir. Üretici firmalar genellikle çevre kirlilikleri, çamur, atmosferik atıklar gibi sebeplerle oluşan paslanmaları garanti kapsamı dışında tutmaktadır. Paslanmaya karşı yapabileceğiniz ilk müdahele aracınız yeniyken araç bakım merkelerinin uyguladığı Pas Önleme Sistemlerini aracınıza uygulatmaktır.Aracın taban sacının yalıtımı sık sık kontrol edilmelidir, yalıtım kabarmışsa paslanma tehlikesi baş göstermiş demektir. AKÜ NEDİR? BAKIMI NASIL YAPILIR? Kimyasal anlamda enerji depolayan ve gerektiğinde bu kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren cihazlara Akü denir. Aküler yapı olarak birbirine benzerlik göstermelerinin yanı sıra bir grup elektro kimyasal hücreden oluşmaktadırlar. Bu hücrelerin her birinde bir pozitif, bir negatif elektrot ve bir ayıraç mevcuttur. Akü Deşarj edilirken iki elektrotun içinde bulunan farklı materyaller arasında elektro kimyasal bir değişim meydana gelir. Çok basit anlamda, negatif elektrottaki madde oksijenle tepkimeye girerek elektronlarını serbest bırakır, yani daha negatif bir konuma gelir. (Anot reaksiyonu). Aynı zamanda pozitif elektrottaki madde azalır ve elektrot daha da pozitifleşir (Katot reaksiyonu) Elektronlar pozitif ve negatif kutupları birleştiren bir dış devre aracılığıyla elektrotlar arasında dolaşır. Elektronlar pozitif ve negatif elektrotlar arasında hareket ederken farlar, marş motoru gibi bir dış devreyi de faaliyete geçirir. Enerjiyi depolamak için farklı materyaller kullanılabilir ve aküler genellikle o akünün yapısında aktif olarak kullanılan nikel/kadmiyum – nikel/demir – lityum/demir gibi materyalle tanımlanırlar. Diğer akülerse elektrotlarda bulunan diğer tıp materyallerle ve kullanılan elektrolit tipine göre adlandırılırlar. En yaygın olanları kurşun asit aküleridir.Kullanılan aktif materyal, hücrelerin voltajını belirler ve hücrelerin sayısı da akünün toplam voltajını belirler. Bir kurşun asit akünün 2 V. civarında nominal voltajı vardır. Bir çok araba aküsü bu tip 6 hücreden oluşmaktadır. Bu yüzden 12 V. lik bir voltaja sahiptirler. Geleneksel açık aküler elektrolit ile doldurulabilir.Bakım gerektirmeyen aküler doldurulamaz Yeniden bileşim aküleri doldurma gerektirmez, çünkü aküde bulunan hidrojen ve oksijen gazları birleşerek suya dönüşürler. • Su seviyesi hiç bir zaman plaka seviyesinin altına düşmemelidir. • Yaz aylarında su daha sık azalacağından kontrolleri sıklaştırmakta fayda vardır. • Akü kısa devreden korunmalı, üzerlerinde metal bir şey unutulmamalı. • Ani sıcaklık, soğuk ve ateş tehlikelidir. Patlama olabilir. • Sarsıntılardan etkilenmemeli, sabitlenme yapılmalı. • Akü gözlerindeki tapaların havalandırma delikleri açık olmalı. • Kutup başları, oksitten korunmaları için gres veya vazelin ile kaplanmalıdır. • Yağ ve yakıtın bulaşmamasına dikkat edilmeli. • Akü bağlanırken önce pozitif (+), sonra negatif (-) ucu takılır. Sökerken ise bu işlemin tersi yapılmalıdır. • Su ilave edilirken akü üzerinde bulunan seviyelere dikkat ediniz. • Dolu (asidi veya suyu olan) aküyü şarjsız bırakmamaya özen gösteriniz. • Şarj olurken çıkardığı gazlar insan sağlığı için tehlikelidir. Ambalajında kullanıma hazır halde bir akü satın aldığınızda akünün uzunca bir zamandan beri yattığını düşünüp akünüzün amperinin en fazla % 10’uyla şarj etmeniz faydalı olacaktır. Eğer asidi konmamış bir akü satın almışsanız, akü yeni yani sıfırsa ilk defaya mahsus sadece özgül ağırlığı 1.285 olan saf sülfürik asit konur. Plakaların üzerini 10-15 mm geçinceye kadar asit doldurulduktan sonra akü en az iki saat dinlendirilir, bu süre akünüzün ömrünü arttıracaktır. Bu işlemden sonra bir kaç günde bir akü gözleri açılarak su (elektrolit) seviyesi kontrol edilmeli seviye düşmüşse sadece saf su ilave edilmelidir. artık bundan sonra asit konmaz. Soğuk havalarda akülere neler olduğu konusunda bir çok yanlış kanı mevcuttur. İnsanlar genellikle aküler düşük ısılarda, soğuk havalarda kapasitelerini kaybetmezler diye düşünürler. Ama bu genellikle yanlıştır, kaybederler. Hem de enerji sağlama yetenekleri azalır. Derece düştükçe aküdeki kimyasal reaksiyon yavaşlar. -10C° den sonra her derece ısı düşüşünde kimyasal reaksiyon süresi ikiye katlanır. Bu yağın soğuk havadaki özelliğiyle kıyaslanabilir. Derece düştükçe yağ akışkanlığını gittikçe yitirir. Kimyasal terminolojide kurşun plakaların içinde durduğu asit , kurşun plakalara doğru kurşun sülfat olmak için içindeki sülfiri harekete geçirir ve bu hareket tekrarlanır, işte belirtilen bu hareket soğuk havalarda oldukça yavaşlar. Soğuk havada rezistans yükseldiğinden, aküden alınan akımın voltajı düşer. Akünün gücü ısı ile temas halinde olduğu zaman azalır (aküler fonksiyonlarını en iyi + 10C° ile +30C° arasında gösterirler) Akünün gücünde aşırı ısıdan dolayı meydana gelen azalma, aküyü soğuk havada kullanmadan anlaşılmaz. Bunun sebebi akünün yüksek ısıda kullanıldığında ortaya çıkan aşınmadır. SORUN, kimyasal reaksiyonun yüksek derecelerde daha hızlanmasıdır. Akü daha çabuk enerji üretir, bu da elektrotlardaki aşınmanın artması demektir. Buna ilaveten gaz oranı yükselir. Su buharlaşır ve aşınmayı daha da hızlandıran asit daha çok yoğunlaşır. Isı sorunu, sadece aracın sıcak iklimde kullanılmasında ortaya çıkmaz. Eğer akü bir ısı kaynağının yanına veya sıcak bir bölüme konulursa akünün ömrü belirgin bir şekilde kısalır. Bu sebepten ötürü, akü sıcak bir ortamda kullanılacağı zaman ısıdan korumak için levhalar kullanılır.Bir kurşun asit aküsü dışardan bir güç kaynağıyla şarj edildiğinde deşarj süresi oluştuğu gibi, elektrotlar zıt yöne giderler. Bunun oluşması için dış güç kaynağının aküden daha çok enerji üretmesi gerekmektedir. Her kurşun asit ünitesi takriben 2V üretir. Bu da şarjın amacına göre 10V luk bir araba aküsü için her üniteye 2.2-2.4 V ya da toplam 13.2-14.4 V verilmesi anlamına gelir. Bir marş aküsü genellikle aracın kendi jeneratörü tarafında şarj edilir. Fakat hepimizin de bildiği gibi akü herhangi bir nedenle boşalmış olabilir. Yani bir akünün doldurma cihazına ihtiyaç duyduğu an gelmiştir.Aküyü şarj etmek için güvenilir bir şarj cihazı gereklidir ve bu cihaz mutlaka voltaj regülatorü olmalıdır. Bizim genelde uyguladığımızın tersine şarj süreci oldukça karmaşıktır. Bununla birlikte biz sadece aküyü şarj ederken çıkabilecek pratik sorunlarla ilgileniyoruz. Güvenlik açısından kimse piyasada bulunan basit destekleme şarj cihazlarını kullanmamaktadır. Aşırı yükleme akünün belirtilen noktanın üzerinde şarj edilmesi ile ortaya çıkan yaygın bir hatadır. Geleneksel akülerde aşırı yükleme hidrojen ve oksijenin birikmesine ve uçup gitmesine sebep olur. Bu gazlar patlayıcı oksi-hidrojen karışımı halini alırlar. Bu yüzden bu işlem daima iyi havalandırılmış yerlerde yapılmalıdır. Aküde gaz oluşurken, dereceyi düşüren ve yoğunluğu arttıran elektrolitten su buharlaşır. Açıkta kalan elektrotlar hasar vermeye meyillidir. Aşırı yüklemede meydana gelen su kaybını tamamlamak için akülere arıtılmış su konulur. Aşırı yüklemeden meydana gelen bu etki genellikle gözle görülmez ve akünün ömrünün kısalması ile sonuçlanır. • Aracınızın su tahliye delik ve kanallarının açık olmasına dikkat etmeniz, • Aracınızın alt kısmını periyodik biçimde yıkatmanız, • Aracınızı yıkadıktan sonra Kapı altları, çamurluk içleri, çamurluk kenarları, bagaj olukları, motor bölümü, marşpiye profillerinin içleri, taşıyıcı sistem profil içleri ile kapı direkleri gibi hassas bölümleri iyice temizlendiğinden ve kuruduğundan emin olmanız, •Aracınızın kaportasında paslanmaya yol açabilecek küçük vurukları, çizikleri dış etkenlere karşı korumasız hale getirecek pasta cila yerine rötuşlayarak gidermeniz, • Aracınızı fırça yerine süngerle yıkamanız ve oluşması muhtemel ince çizikleri engellemeniz, aracınızın paslanmasını engelleyecek önlemlerdir. Kavramadaki kaçırma özellikle yokuşlarda araca gaz verilirken hızlanamama, çekişte zayıflık yada ilk hareket sırasında duran aracı yerinden güçlükle kaldırma şeklinde kendisini gösterebilir. Debriyaj çeşitli sebeplerden kaçırabilir. Pedal ayarının yanlış yapılması, baskı bilyesinin ayırma parmakları ile temasta kalmasına yol açar ve debriyaj pedalı tam bırakıldığı halde dahi kavrama kısmen çözülmüş olarak kalacağından kaçırma yapar. Çünkü baskı yaylarının bir kısım kuvvetleri alınmış yani; baskı kuvveti azalmıştır. Çubukların bağlantılarındaki tutukluklar,geri getirme yaylarının kırık oluşu pedalın geri gelmesine kısmen engel olabilir ve bu nedenle kavrama tam kavraşma konumunu kazanamaz. Bu durumda ayarların yeniden ve doğru olarak yapılması gerekir. Balatalı disk aşınmış, baskı yayları ile diyafram yaylar zayıflamış,balata yağlanmış veya ayırma parmakları yanlış ayarlanmış ise debriyaj kaçırır. Bu gibi hallerde disk veya baskı düzeninin komple değiştirilmesi gerekir. • Kavrama ani tutuyor ve ses yapıyor Önce çubuk bağlantıları kontrol edilmeli tutukluk yapıp yapmadığı anlaşılmalıdır.T utukluk yapma durumunda çubuklar ani boşalarak kavramanın ani kavraşmasına ve aracın sıçramasına sebebiyet verebilir. Motor bağlantılarının kırık olması da aynı sonucu doğurur. Kavrama balatasının greslenmesi, balata yüzeylerinin cam gibi parlaması veya balatanın bulunduğu sac yastıklar üzerinde gevşemiş olması ani tutmaya ve sese yol açar. Bu durumda diskin değiştirilmesi gerekir. Balatanın bulunduğu mil üzerinde tutukluk yapmasıda aynı sonucu doğurur; milin frezeleri temizlenerek yağlanmalı ve tutukluklar giderilmelidir. Motorun indirilip bindirilmesinden sonra ses yapıyorsa kavrama muhafazasının ekseni kaçıktır veya bağlantılar çarpık olabilir. Sebep ne olursa olsun eksen kaçıklıkları giderilmelidir. • Ayırma durumunda disk dönmeye devam ediyor veya tutukluk yapıyor Bu arıza kavrama tutmaya devam ederken balatalı disk pedal basıldığı halde volandan veya baskı plakasından tam ayrılmıyor demektir. Bu nedenle balatalı disk volan ile baskı plakasına sürtünmeye devam eder. Bu gibi hallerde vitesin sessiz değiştirilemediğinden,dişli seslerinden şikayet edilir. Böyle bir şikayet sırasında ilk kontrol edilecek kısım pedal çubuk ayarıdır. Pedal boşluğu fazla ise pedalın tam sonuna kadar basılması halinde bile tam çözülme sağlanamaz. Eğer pedalın çubuk ayarı arızayı gideremezse kavramanın iç yapısına bakmak gerekir. Kavramanın iç arızaları balatalı diskin baskı plakasının çarpıklığından veya balatadaki gevşeklikten ileri gelir. Balata gevşemesinin başlıca nedeni debriyajın kötü kullanılmasıdır. DİKKAT Özellikle genç sürücüler kalkış sırasında tekerleklere patinaj yaptırma heveslerine kapılırlar. Bu heveslerin debriyaj balatasını sıyıracağını unutmamak gerekir. Patinajlı ani kalkışlar en azından debriyajın ve lastiklerin ömrünü azaltırlar. Ayırma parmaklarının ayarı da boz

Neden Yıldırım Oto Elektrik Servisi

Yıldırım Oto Elektrik ben Ali Ekber YILDIRIM 1985’te mesleğe çıraklıktan başladım.
Meslek eğitim merkezinde okudum. Mesleğe başlama yerimiz Ümraniye Oto sanayisitesindendir.

İşletmemiz Akü SatışAkü Yıllık BakımÇekmeköy Oto elektrikpark sensörüoto alarm, yedek anahtar, klimaoto bakımşarjmarşmüzik sistemi ve benzeri geniş yelpaze içerisinde müşterilerini kaliteliyle buluşturmayı ilke edinmiştir.

 

Hizmetlerimiz
Her marka ve modelde ihtiyacınız olan tüm elektrik, kalorifer, radyatör, akü vb. işlerinizi başarıyla ve titizlikle uygulamaktayız.

Audi

Peugoet

Chevrolet

Bmw

Renault

Citroen

Volkswagen

Mitsubishi

Toyota

Mercedes

Nissan

Volvo

Skoda

Honda

Ford

Subaru

 

Hizmet Alanlarımız

 

Adalar

Ataşehir

Beykoz

Çekmeköy

Kadıköy

Kartal

Maltepe

Pendik

Sancaktepe

Sultanbeyli

Şile

Tuzla

Ümraniye

Üsküdar

 

Yerimiz
Adres: Aşağı Dudullu Mh. Şahinler Caddesi (Çekmeköy Sapağı), 34773 Ümraniye / İstanbul
Tel:   (0216) 420 11 27
GSM: (0535) 291 91 27

 

 

Yorumlar
Güvenlik Kodu
Gönder